Ankara 2026 NATO Zirvesi: Sonuçlar ve Tutuklanmalar
- Yağızalp Kürşat Çalık
- 4 gün önce
- 3 dakikada okunur

Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı ikinci NATO zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlendi. Bütün 32 NATO ülkesinin başkanlarının veya başbakanlarının katılım sağladığı 36. NATO zirvesinde Rusya-Ukrayna savaşıyla ABD-İran savaşı başta olmak üzere birçok konu ele alınırken Türkiye’de NATO karşıtı protestolarda toplam tutuklama sayısının 200’ü geçmesi de dikkat çekti.
Zirveye 32 NATO ülkesinin yanı sıra tartışılacak konularla yakından ilgilenen ve stratejik önem taşıyan ülkelerin temsilcileri de davet edildi. Bu davetler dolayısıyla zirveye katılan yetkililer arasında Avrupa Birliği’nden Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky, Güney Kore Başkanı Lee Jae-myung ile Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişleri Bakanları yer alıyor.
Zirvede alınan kararların yayımlandığı bildirgede Rusya-Ukrayna savaşının üzerinde durulup 2026 yılı içerisinde Ukrayna’ya 70 milyar avroluk askeri yardım sağlama sözü verilirken bu yardımın savaşın devamı durumunda 2027 yılında da aynı ölçekte tekrarlanması kararı verildi. NATO’nun bir üye ülke saldırıya uğrarsa bütün müttefiklerin de saldırıya uğramış sayılmasını sağlayan 5. maddesi vurgulanırken NATO genelinde silahlanma çabalarının arttırılmasında karar kılındı. Yapay zekânın askeri düzlemde kullanılması da tartışıldı ve güçlü askeri yapay zekâ modellerinin önü açıldı. Bu bağlamda 50 milyar avroluk bir yatırım yapılması onaylandı. Buna ek olarak İran’ın hiçbir zaman nükleer silahları olmaması konusunda hemfikir olunarak İran’a Hürmüz Boğazı’nı açması yönünde çağrıda bulunuldu. Son olarak ise 2027 NATO zirvesinin Arnavutluk’ta düzenleneceği duyuruldu.
NATO zirvesine dair dikkat çeken bir başka detay ise Ankara’da alınan güvenlik önlemleri ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın kaldığı oteldeki tedbirler oldu. Bu kapsamda Ankara’da birçok ana cadde güvenlik amacıyla trafiğe kapatılırken Ankara Valiliği 28 Haziran - 10 Temmuz tarihleri arasında bütün toplanmaları, protestoları, broşür dağıtımını yasakladı. Buna ek olarak Donald Trump’ın konakladığı, ABD Büyükelçiliğinin hemen karşısında yer alan Ankara Marriott Hotel’in camlarının kurşun geçirmez ve duvarlarının patlamaya dayanıklı olması, otele giden bütün caddelere polis barikatlarının kurulması ve otelin Trump’ın getirdiği 1000 kişilik heyet haricinde halka kapatılması da göze çarptı. Fatih Altaylı’nın ilettiği üzere Trump’ın Ankara Marriott Hotel’i seçmesinin sebebi otel ile ABD Büyükelçiliği arasında gizli bir yeraltı tüneli olması. Otel binası, Trump’ın konaklaması süresince ABD gizli servisi ve özel güvenlik güçleri tarafından korundu.
2026 NATO zirvesi hakkındaki en ön plandaki olaylardan biri ise İstanbul, İzmir ve Ankara’da düzenlenen NATO karşıtı protestolar ve gerçekleşen tutuklamalar oldu. Tutuklamalar, NATO zirvesiyle alakasız olduğu söylenen, 23 Haziran tarihli terör örgütleriyle bağlantılı olduklarından şüphelenilen yüzlerce kişiye yönelik düzenlenen polis baskınlarıyla başladı. Ancak bu baskınlar kapsamında gazetecilerin ve LGBT aktivistlerinin tutuklanması, uluslararası kuruluşlar tarafından NATO zirvesinde muhalif medyaya yer vermemeye yönelik bir adım olarak yorumlandı. Temmuz ayında başlayan protestolar arasında en büyüğü ve en şiddetlisi TKP’nin Ankara’da 5 Temmuz tarihinde düzenlediği protestoydu. Kızılay Meydanı’nda halk; NATO’nun işgalci bir güç olmasını, Amerika’nın isteklerine hizmet etmesini ve ABD’nin Türk politikası üzerindeki nüfuzunun artmasına önayak olmasını protesto ederken polis güçleri Kızılay Meydanını ablukaya aldı. Protestocuları dağıtmak için biber gazı kullanılırken toplamda yüzden fazla protestocu tutuklandı. İstanbul’da da solcu gruplar tarafından aynı tarihlerde düzenlenen protestolar olsa da toplu bir tutuklama bildirilmedi. 7 Temmuz tarihinde İzmir’de NATO’ya Hayır Koordinasyonu tarafından bir protesto düzenlendi ama bu sefer de şiddetli bir polis müdahalesi görülmedi.
5 Temmuz tarihinde, Ankara’daki protestolardan bağımsız olarak, iki gazeteci daha tutuklandı. OdaTV’den Ceren Erdoğdu’nun ve T24’ten Buse Söğütlü’nün tutuklanma sebeplerinin açıkça belirtilmediği söylenirken avukatları NATO zirvesinin bu konuda önemli bir rol oynadığını savunuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar Türkiye’yi basın özgürlüğü ve gazetecilerin tutuklanması konusunda sertçe eleştirirken NATO Genel Sekreteri Mark Rutte; kendisine bu konuyla ilgili bir soru yöneltildiğinde basın özgürlüğünün, protesto hakkının ve demokrasinin NATO için önemini vurgulasa da Türk hükümetini açıkça eleştirmekten kaçındı.
Ceren Erdoğdu ve Buse Söğütlü, 8 Temmuz tarihinde NATO zirvesinin sonlanmasıyla dört günlük bir gözaltının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dünya liderlerinin Türkiye’den ayrılmasıyla Ankara’daki sıkı güvenlik önlemleri büyük ölçüde gevşetildi, caddeler yeniden trafiğe açıldı.
Selcen Aksu ve Begüm Güvenç tarafından editlenmiştir.


