top of page

New York’un Göbeğindeki Yahudi Topluluğu

3 gün önce
3 dakikada okunur

Türk içerik üreticisi ve belgeselci Ruhi Çenet’in 26 Ağustos tarihinde YouTube’a yüklediği, New York’taki Hasidik Yahudi topluluğunun yaşamını konu edinen belgesel; ünlü Amerikalı yayıncı Asmongold’un videoyu yayında izlemesi sonucu hızla etkileşim kazanarak 10 gün içerisinde 50 milyon görüntülemeyi aştı. Belgeselde topluluğun siyasi gücünün, kamudan gördüğü desteğin ve toplumsal yapısının detaylı ele alınması sonucunda ABD’de konuya dair tepkiler yükseldi.


Belgeselde Ruhi Çenet’in Manhattan’da topluluğun oturduğu mahallelerin sakinleriyle ve hahamlarla yaptığı röportajlarla topluluğun izole yaşam biçimi ekrana yansıtılırken Hasidiklerin alışılmadık davranışları ve sosyal hayatları da dikkat çekti. Sayısı 100 bini aşan ve hızla artmaya devam eden topluluk interneti, mesajlaşmayı ve televizyonu dinen kabul edilemez bulup reddederek hayatlarının merkezine Yahudi geleneklerini yerleştiriyor. Mutfaklarda süt ürünlerinin ve et ürünlerinin ayrı tutulması adına her malzemeden iki tane bulunurken kadınların saçlarının aileleri tarafından bile görülmesi uygunsuz görülüyor. Kadınlardan saçlarını kesip peruklarla veya başörtüleriyle dışarı çıkmaları bekleniyor ve kadın yüzünün sanatsal tasviri de aynı şekilde ahlaken sakıncalı bulunuyor.


Kadınların sosyal konumunun yanı sıra Hasidik topluluğunun ilgi uyandıran özelliklerinden başka biri ise topluluğun kendi gönüllü güvenlik güçleri ile ahlaki devriyelerinin bulunması. “Shmira” adlı güvenlik güçlerinin resmi olmamakla birlikte bir üniformasının olması ve gönüllülerin bir kısmının bireysel silahlanma lisansı bulundurması topluluğa adeta kendi otoritesini kazandırırken bu güvenlik güçlerinin “vatandaş tutuklaması” adı altında gerçek polis müdahalesi aranmaksızın tutuklama yapabilmesi de dikkat çekti. Bunun yanı sıra ahlak devriyeler mahallelerde uygun giyim kurallarının aktif bir şekilde uygulanmasını sağlarken topluluğun kendi ücretsiz gönüllü ambulans ağına sahip olması da normalde Amerika’da ambulans çağırmanın ücretli olmasından dolayı eleştirilerin hedefi oldu. Topluluğun kendi iç işlerini kendi dini mahkemelerinde halletmesi de onların Amerikan yargı sisteminden bağımsız olduklarının bir göstergesi olarak algılanabileceği için Amerikan toplumunda bu topluluğa verilen ayrıcalıklar ve imtiyazlar büyük tepki görmeye başladı.


Bu konuda bahsedilmesi gereken öbür bir nokta ise topluluğun yüksek büyüme hızı. Amerika’da bir ailenin (veya bir kadının) ortalama 1.9 çocuğu olurken Hasidik ailelerde bu sayı en az on. Bir ailenin kaç çocuk sahibi olacağı iznini ise topluluğun hahamları veriyor. Hahamların sözü toplulukta dini değer taşıdığı için toplumsal konularda hahamlara koşulsuz itaat bekleniyor. Ruhi Çenet’in belgeselde röportaj yaptığı eski Hasidik bir kadın, neredeyse her sene hamile kalıp on çocuk sahibi olduktan sonra yeniden çocuk sahibi olmamak için hahamdan izin almak zorunda kaldığını ifade etti.


Hasidik topluluğundaki ailelerin bu kadar kalabalık olması, onların sosyal ve kamusal hizmetlerden faydalanmalarının önünü açıyor. Belgeselde aktarılan rakamlara göre on çocuklu ortalama bir Hasidik ailesinin aldığı sosyal yardımların ve kamusal hizmetlerden sağlanan desteğin yıllık toplam değeri 100 bin doları geçebiliyor. Buna ek olarak topluluğun çevresi oldukça geniş ve bağlantıları kuvvetli olduğu için bütün bu sosyal hizmetlerin yanı sıra milyonlarca dolarlık bağış toplanabiliyor. Ruhi Çenet’in bizzat katıldığı bir bağış toplama gecesinde gecelik hedef 1,2 milyon dolarlık bir bağışken etkinliğin ilk 15 dakikasında toplanan bağış 400 bin doları geçmişti. İsrail’e olan bağlılıklarını gizlemeyen grubun kısa bir sürede büyük meblağları toplayabilmesi politik bağlantılarını ve topluluğun siyasi gücünü sorgulatırken New York sakinleri ise vergilerinin on çocuklu Yahudi ailelere asgari ücretin birkaç katına tekabül edecek bir sosyal yardım olarak dönmesi konusunda tepkili.


Ruhi Çenet’in belgeselinden bağımsız olarak 3 Eylül tarihinde Beyaz Saray’da Trump hükümetiyle Amerika’nın dört bir tarafından gelen farklı Hasidik Yahudi toplulukları kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi. Benzeri 50 yıldır görülmemiş görüşmede yer alan farklı Hasidik topluluklarının hepsinin aynı bağlantıları, aynı politik fikirleri ve imtiyazları paylaştığı söylenemez. Hasidik Yahudilik muhafazakar ve Tevrat’a son derece bağlı bir Yahudilik anlamına gelirken Hasidik gruplar arasında özellikle İsrail-Filistin konusunda fikir ayrılıkları görülmekte. Ruhi Çenet’in belgeseline konu olan New York’taki Hasidik topluluklar dua günlerinde topluca saatlerce İsrail için dua ederken New Jersey’deki bazı Hasidik Yahudiler kendilerini Siyonist olarak tanımlamıyor ve İsrail’in Filistin’deki politikalarını kınıyor.


Beyza Şekerci ve Begüm Güvenç tarafından editlendi.

bottom of page