Abd-İran Antlaşması: Orta Doğu için Yeni Bir Umut
- Algun Deniz Özdemir
- 9 saat önce
- 4 dakikada okunur
İran-ABD savaşı, aylar süren çatışmaların ardından dijital ortamda imzalanan bir mutabakat zaptıyla sona erdi. ABD tarafında Başkan Donald Trump, İran tarafında ise Meclis Başkanı Bakır Kalibaf anlaşmayı imzaladı. Basına sızan bilgilere göre, ateşkes anlaşması 14 maddeden oluşuyor ve bu maddeler İran lehine.

Savaşın Başlangıcı
Savaş, 28 Şubat tarihinde Trump’ın “Efsanevi Öfke” harekatının başlangıcını duyurmasıyla başladı. Bu duyuru sonrasında İsrail ve ABD kuvvetleri, İran’daki kritik altyapı tesislerini ve İran ordusunun Emir-Komuta zincirindeki kişileri vurdu. ABD’nin operasyon için gösterdiği gerekçe, İran’ın nükleer silahlanma programını bitirmek ve İran’ın Hizbullah, Husiler gibi örgütlerin oluşturduğu, İsrail’e karşı desteklediği örgütlerin bütününü oluşturan “Direniş Ekseni” üyelerine verdiği yardımı kesmekti. Bununla birlikte, Trump aynı zamanda İran’da 2025 sonu ve 2026 başında yaşanan protestoların kanlı bir şekilde bastırılmasını da operasyon için gerekçe olarak kullandı. İran, bu operasyonlara karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını duyurdu ve Ortadoğu’daki pek çok ABD üssünü vurmanın dışında pek çok körfez ülkesindeki petrol ve doğalgaz altyapısını vurdu. Bunun sonucu olarak varil petrol fiyatları sadece haftalar içerisinde 50-60 dolar bandından 100 doların üstüne çıktı. Bu fiyat artışı dünya genelinde benzin, motorin ve gübre fiyatlarının artmasına sebep oldu. Bu durumun devam etmesi ve haziran ayında Babülmendep Boğazı’nın da kapanmasıyla oluşan ekonomik baskı, Trump’ı İran'la diplomasiye itti. Uzun bir görüşme ve pek çok başarısız anlaşmanın ardından 15 Haziran tarihinde taraflar bir ateşkes antlaşması imzaladı.
Ateşkes Antlaşması
Dijital ortamda imzalanan anlaşmanın içeriği henüz resmi olarak kamuoyuyla paylaşılmamış olmasına rağmen iddiaya göre sızdırıldı. İddiaya göre antlaşmanın maddeleri aşağıdaki gibi:
1- İran ve ABD, mevcut savaştaki müttefikleriyle birlikte, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasıyla, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan eder ve bundan böyle birbirlerine karşı güç kullanma veya güç kullanma tehdidinden kaçınacaklarını taahhüt ederler. Nihai anlaşma, bu maddenin ve geri kalan maddelerin hükümlerini teyit edecektir.
2- İran ve ABD, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmaktan kaçınmayı taahhüt ederler.
3-İran ve ABD, karşılıklı rıza ile uzatılabilecek şekilde, en fazla 60 günlük bir süre içinde müzakere etmeyi ve nihai bir anlaşmaya varmayı taahhüt ederler.
4- Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının hemen ardından ABD deniz ablukasını kaldıracak, İran'a yönelik her türlü müdahale veya engellemeyi önleyecek ve en fazla 30 gün içinde trafiği tam kapasitesine geri döndürecektir; gemi trafiği, İran tarafındaki savaş öncesi trafik hacmiyle orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde kuvvetlerini çevre bölgelerden çekmeyi taahhüt eder.
5- İran, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanması üzerine, teknik engellerin kaldırılması ve mayınların İran tarafından etkisiz hale getirilmesi ihtiyacını göz önünde bulundurarak, Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde ticari gemilerin hareketinin 30 gün içinde savaş öncesi hacme dönmesini sağlamak için derhal adımlar atacaktır.
6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte, en az 300 milyar dolarlık finansmanı garanti altına alırken, İran'ın rehabilitasyonu ve ekonomik kalkınması için her iki tarafça üzerinde mutabık kalınan kapsamlı bir plan oluşturmayı taahhüt eder. Bu planın nihai anlaşmanın bir parçası olarak uygulanma mekanizması 60 gün içinde formüle edilecektir.
7- ABD, BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları ile hem birincil hem de ikincil tüm tek taraflı ABD yaptırımları dahil olmak üzere, İran'ın şu anda karşı karşıya olduğu her türlü yaptırımı nihai anlaşmanın bir parçası olarak üzerinde mutabık kalınacak bir takvime göre sona erdirmeyi taahhüt eder.
8-İran, asla nükleer silah üretmeyeceğini yineler. İran ve ABD, zenginleştirilmiş malzemenin akıbetinin ve İran'ın nükleer ihtiyaçları da dahil olmak üzere karşılıklı olarak üzerinde mutabık kalınan diğer tüm nükleerle ilgili konuların nihai bir anlaşmada yeterli şekilde ele alınması konusunda anlaşmışlardır; nihai anlaşma bu maddenin hükümlerini teyit edecektir.
9- İran ve ABD, nihai bir anlaşmaya varılana kadar mevcut durumu koruyacakları konusunda mutabıktırlar. İran nükleer programındaki mevcut durumu koruyacak, ABD ise İran'a yeni yaptırımlar uygulamayacak veya bölgedeki kuvvetlerini takviye etmeyecektir.
10- ABD, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların kaldırılacağı tarihe kadar, ABD Hazinesi'nin İran ham petrolü, petrokimya ürünleri ve bunların türevleri ile bankacılık, sigorta, taşımacılık vb. dahil olmak üzere ilgili tüm hizmetlerin ihracatı için muafiyetler tanıyacağını taahhüt eder.
11- ABD, nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin ilerlemesi ışığında, İran'ın dondurulmuş veya kısıtlanmış fonlarının ve varlıklarının serbest bırakılacağını ve tamamen erişilebilir hale getirileceğini taahhüt eder. İster ana hesapta tutulsun ister transfer edilmiş olsun, bu fonlar İran Merkez Bankası tarafından belirlenen herhangi bir nihai lehtar ödemesi için kullanılacak ve kullanım için tamamen hazır olacaktır. ABD, bu doğrultuda gerekli tüm izin ve lisansları çıkarmayı taahhüt eder.
12- İran ve ABD, nihai anlaşmanın başarıyla uygulanmasını ve gelecekteki taahhütleri denetlemek üzere bir uygulama mekanizması kurulması konusunda mutabıktırlar.
13- Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasını takiben ve bu Mutabakat Zaptı'nın 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanmaya başlandığına ve bu adımların uygulanmasının devam ettiğine dair güvencelerin alınması üzerine İran ve ABD, yalnızca geri kalan maddelere ilişkin bir nihai anlaşma için müzakerelere başlayacaktır.
14- Nihai anlaşma, BM Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanacaktır.
Antlaşma dolayısıyla ABD’nin İran üzerindeki siyasi taleplerinden vazgeçmesi, bununla birlikte İran petrolü üzerindeki yaptırımların kaldırılacağı sözünü vermesi ve İran’ın dondurulmuş finansal varlıklarının geri verilmesi, savaşın kesinlikle İran lehine sonuçlandığını gösteriyor. Bu ağır yenilgi, petrol fiyatlarını düşürüp enflasyonu azaltacak olsa da böylesine ağır bir yenilgi, Trump’ın bu kasımda yapılacak ara seçimleri kazanması ve kongreyi demokratlara kaptırmaması için artık bir mucize gerektiği anlamına geliyor. Bununla birlikte İsrail’in bu ateşkese taraf olmaması, barış umutları için büyük bir tehdit. Önceki ateşkeslerde olduğu gibi İsrail’in ateşkese uymayıp savaşı tekrar başlatması mümkün.
Beyza Şekerci ve Şahika Derin Türüt tarafından düzenlenmiştir


