Uluslararası Yaz Festivalleri
- Zeynep Çelik
- 3 gün önce
- 3 dakikada okunur
Yüzyıllardır insanlar için hem sosyal hem ekonomik hem de kutsal anlamda önemli olan yaz çoğu ülkede uluslararası anlamda adını duyurmuş rengarenk, süslü festivaller ile kutlanıyor. Neredeyse her ülkede ekinlerin ve meyvelerin olgunlaşma dönemi olduğu için önemli ve bereketli görülen yaz yıllar boyunca değerini kaybetmemiştir ve festivaller hala aynı çoşkuyl düzenlenmektedir.
Midsommar -İsveç
İsveç’in geleneksel bayramlarından Midsommar, yılın en uzun günü olan 21 Haziran’da, yaz gündönümü olarak kutlanır. Güneşin yükselişini ve doğanın yeniden doğuşunu simgeler.
Kutlamaların kalbinde, doğanın tekrardan doğuşunu ve uyanışını temsil etmek için Midsommarstången adı verilen, çiçeklerle süslenmiş büyük bir direğin etrafında çeşitli dansların yapılması yer alır. Bu direğin aynı zamanda doğurganlık ve bereketi temsil ettiğine inanılıyor. Bu yüzden de festival için önemli bir yere sahip olarak görülen bu direk etrafında kurbağa dansları yapılıyor ve insanlar el ele tutuşup direğin etrafında dönüyorlar. Ayrıca etkinlikte çuval yarışı, halat çekme gibi geleneksel oyunlar da oynanıyor ve tam bir festival havası yaşatılıyor. Festivalde geleneksel yemeklerden biri olan salamura ringa balığı ve tatlı olarak çilek aromalı pastalar tercih ediliyor. Doğanın uyanışını simgelemek adına her yer çiçekler ile süsleniyor. Yerel halk kafalarına çiçeklerden taçlar yaparak takıyor ve saflığı simgelemek amacıyla genellikle bembeyaz kıyafetler giyerler. Bunun yanında Midsommar’ın geleneklerinden biri olarak insanlar yedi çeşit farklı çiçek toplayarak uyumadan önce yastıkların altına koyarlar ve rüyalarında ileride evlenecekleri kişiyi göreceklerine inanırlar.

2017’de Midsommar adlı bir korku filmine konu olmasıyla iyice ünlenen Midsommar Festivali, Norveç ve Finlandiya gibi pek çok kuzey ülkesinde de yüzyıllardır kutlanıyor. Kökeni pagan dönemine dayanan festival her yıl binlerce turisti kendine çekmeye devam ediyor ve eğlenceli ruhu ile insanlara gerçek bir festival deneyimi sunuyor.
Stonehenge Yaz Gündönümü - İngiltere
Her sene 20 Haziran’ı 21 Haziran’a bağlayan gece kutlanan bu geleneksel bayram yazın ve güneşin gelişini en uzun günde selamlamak için düzenleniyor. Normalde English Heritage kapsamında koruma altında olan Stonehenge, Yaz gündönümüne özel kapılarını dünyanın dört bir yanından bu muhteşem ışık şölenini görmek için gelen binlerce turiste ücretsiz bir şekilde açıyor. Paganlar, neo-druidler gibi farklı köklerden insanların katılımıyla gerçekleştiriliyor. Katılan binlerce turist 20 Haziran akşamı şarkılar söyleyerek ve davullar çalarak güneşin doğuşunu bekliyorlar.
Bu antik taş çemberini bu kadar özel kılan ve milyonlarca insanı büyüleyen kısmı ise yılın en uzun gününde güneşin, çemberin biraz daha dışında duran ve Topuk Taşı (Heel Stone) adı verilen taşın tam arkasından doğmasıdır. Ayrıca ışık zamanla çemberin merkezine yani Altar taşına düşmektedir. Tarihi dokuz bin yıl öncesine dayanmasına rağmen o çağda insanların milimetrik hesaplamalarla en uzun günü belirlediğini gösteren Stonehenge’in neden yapıldığına dair pek çok tahmin bulunmaktadır. En yaygın kabul gören iki görüş ise Stonehenge’in o dönemde güneşin tanrı olarak görülmesinden dolayı kutsal bir ayin alanı olarak yapıldığı ve milimetrik ayarlarla çalışılan bir astronomi saati görevi gördüğüdür.

Pek çok dinde önemli bir yere sahip olan güneşin ve yazın gelişini selamlamak için en önemli yerlerden biri olan Stonehenge her sene ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunuyor ve dünya üzerinde Yaz gündönümünü izlemek için en iyi konum olma özelliğini koruyor.
San Juan Gecesi - İspanya/ Portekiz
23 Haziran’ı 24 Haziran’a bağlayan gece, güneşin doğuşunu selamlamak için genellikle İspanya ve Portekiz’de kutlanıyor. Bu festivalin ana amacı en uzun günü kutlamak olsa da Hristiyanlığın yayılmasıyla bu antik pagan festivali, Vaftizci Yahya’nın (San Juan’ın) doğumuyla birleştirilmiş ve 23 haziran gecesi kutlanmaya başlanmıştır.
Geleneğe göre en uzun günden sonra günlerin kısaldığına, güneşin gücünü kaybettiğine inanılıyor, bu nedenle sahillerde yakılan büyük şenlik ateşleri ile güneşe enerji ve ışık verdiklerine inanıyorlar. Ayrıca ateşin arınmayı ve gücü temsil ettiğine, bu nedenle gece boyunca ateşin üstünden belirli sayıda atlamayı başaran kişilerin geçmiş yılın uğursuzluklarından ve kötü enerjisinden arınacağına inanıyorlar.
Suyun da yeniden doğuşu ve güzelliği temsil ettiğini düşündükleri için saat tam on ikiyi vurduğunda sahildeki binlerce insan kendini serin Akdeniz sularına arkası dönük şekilde atıyor ya da en azından denize girip kollarını ve bacaklarını yıkıyor. Böylece gelecek yıl ciltlerinin güzelleşeceğine, tüm sağlık sorunlarından arınacaklarına inanıyorlar. Ayrıca yedi kere dalganın üzerinden atlayanların dileklerinin gerçek olacağına inanılıyor.

Bunun dışında sahilde gece boyu pek çok etkinlik de düzenleniyor. İnsanlar kendi yemeklerini getirerek piknikler yapıyor ve mangallar yakıyor. Sokaklarda ve sahillerde dev kağıttan heykeller yakılıyor ve gün boyu sokaklarda gezen bando ve dans ekipleriyle tüm şehir bir festival havasına bürünüyor.
Ateş sayesinde güneşle bağ kurduklarını ve ateşin yakıp kül ettiği her şeyin geçici olduğunu düşündükleri için gece yarısı kağıda yazdıkları dilekleri festival ateşlerine atarak yazın gelişini bir nevi kutluyorlar.
Antik pagan döneminden, bir diğer değişle iki bin yıldan fazla süredir kutlanan bu festival, başta İspanya ve Portekiz olmak üzere Akdeniz’e kıyısı olan pek çok ülkede farklı adlarla binlerce insanın katılımıyla düzenleniyor. Yazın gelişini kutlamak için en eğlenceli festivallerden biri olarak kabul ediliyor.
Selcen Aksu ve Begüm Güveç tarafından editlenmiştir.


