Japonya’da Bunama Krizi: Demans Hastalığından 18.000 Kişi Hayatını Kaybetti
- Ela Özün Baltacı
- 1 Oca
- 2 dakikada okunur
Japonya’daki en kritik politik ve sağlık sorunlarından biri olan demans hastalığı, 2025 yılında özellikle toplumun yaşlı kesiminde daha da görünür hale geldi. 2012’den beri sayısı yükselen ve bunama olarak da geçen demans hastalığı; kronik hastalıklar, beslenme veya psikiyatrik sorunlardan ve psikososyal travmadan dolayı hızla ilerledi. Bu hastalık geçtiğimiz yıl 18.000’den fazla yaşlı insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Yaklaşık %30’u yaşlı olan Japonya nüfusu için büyük bir tehdit olan bunamanın, yeni ekonomik uygulamalar ve teknolojik buluşlar ile üstesinden gelinmeye çalışılıyor.

Dışarı çıkan insanların yönünü şaşırmasına, evini geri bulamamasına, yön bilincini kaybetmesine neden olan demans hastalığının Japonya’daki yaygınlığının nedeninin ise aşırı kapitalizmin yol açtığı iş ve okul stresine, yoğun mesai saatlerine, ekonomik problemlere bağlı olarak ortaya çıkan stres olduğu öngörülüyor. Bu tarz kaybolma vakaları çoğunlukla şehirlerin kalabalık bölgelerinde, tren istasyonlarında, otoyol kenarlarında ya da kırsaldaki ıssız alanlarda meydana geliyor. Demans hastaları, ani yönelim bozukluğu yaşayarak evlerinden uzaklaşabiliyor ve çoğu zaman saatlerce ya da günlerce bulunamayabiliyor. Zamanında tespit edilemeyen bu kaybolmalar; soğuğa maruz kalma, trafik kazaları veya fiziksel yaralanmalar gibi birçok riskle birleştiğinde ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Geçtiğimiz yıl vakaların çok daha ölümcül hale gelmesi, ülkedeki yaşlı nüfusun artışıyla bağlantılı ciddi bir sorun olarak değerlendiriliyor.
Buna bağlı olarak GPS’li bileklikler gibi demanslı bireylerin kaybolmasını önleyecek teknolojik çözümlere gidilmeye başladı. GPS sisteminin yanında kıyafetlere takılabilen çipler, kişilerin konumlarını yakınlarına bildiren düğmeler ve uyarı sistemleri de düşünülen uygulamalar arasında. Bazı belediyeler bu tarz teknolojileri halka ücretsiz erişilebilir yaparak kullanımı artırmayı ve ölüm riskini azaltmayı amaçlıyor. En çok rağbet gören bir diğer çözüm yolu ise insan formundaki yardımcı robotlar: “Paro” isimli terapi robotundan, ev içinde hatırlatma yapan ve sohbet etme yetisine sahip robotik asistanlara kadar birçok prototip, demans hastalarının psikolojik ihtiyaçlarını desteklemek amacıyla geliştiriliyor. Sosyal etkileşimi ve ziyareti sıklaştırmanın hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı biliniyor. Buna bağlı olarak robotların özellikle yalnızlık çeken yaşlılar için kullanılması devlet tarafından teşvik ediliyor. Robotun aynı zamanda ileride hasta bireylere el yıkama, yüzey silme gibi günlük hijyen aktivitelerinde ve yemek yapma gibi manuel işlerde de yardım etmesi öngörülüyor. Tüm bunlara ek olarak toplumda farkındalığı artırmaya yönelik kampanyalar da büyük önem taşıyor. Birçok mahallede sadece doksan dakikalık bir eğitimle bireyler Demans hastalığı konusunda bilgileniyor ve zor bir durumda çevresine yardım etmeye hazır oluyor. Bu projeler kapsamında, otobüs şoförlerinden market çalışanlarına kadar herkes demans belirtilerini tanıma ve hastalara doğru şekilde yardım etme konusunda eğitim alıyor. Bu uygulamalarla, kaybolma vakalarıyla karşılaşıldığında daha hızlı ve doğru müdahale yapılması hedefleniyor.
Sonuç olarak Japonya, nüfusunun çok büyük bir bölümünü tehdit eden bu hastalığı ve beraberinde getirdiği sorunları teknolojiyle ve yepyeni uygulamalarla aşmaya; toplumun her kesiminden bireyleri, hasta olsun olmasın bilinçlendirmeye çalışıyor.
Elis Zayim ve Şahika Derin Türüt tarafından editlenmiştir.


