32 Milyon Sivrisinek Neden Doğaya Bırakılıyor?
- Arda Sabri Tiryaki
- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur
Sivrisinekleri Çoğaltarak Azaltmak
Sivrisineklerle mücadelede yöntem değişiyor. Laboratuvarlarda üretilen milyonlarca erkek sivrisinek kontrollü şekilde doğaya salınmaya hazırlanıyor. ABD'de 32 milyon erkek sivrisineğin doğaya bırakılması için izin süreci devam ederken benzer uygulamalar son yıllarda Singapur, Brezilya, Avustralya ve Endonezya'da da hayata geçirildi. İlk duyulduğunda çelişkili gelse de burada amaç sivrisinekleri çoğaltmak değil, hastalık taşıyan türlerin sayısını azaltmak.
Bu çalışmanın arkasında ise beklenmedik bir isim var: 2016'da Alphabet'in yaşam bilimleri şirketi Verily tarafından başlatılan Debug projesi, 2024 sonunda doğrudan Google'a devredildi. Google'ın buraya girmesinin nedeni tesadüf değil. Milyonlarca sivrisineği üretmek, cinsiyetlerine göre ayırmak ve doğru bölgelere dağıtmak devasa bir lojistik problem. Şirket bu süreci otomatikleştirmek için sensörler, algoritmalar ve otomatik üretim sistemleri geliştirdi. Diğer deyişle, sivrisinek kontrolünü bir mühendislik problemi gibi ele aldı.

Isırmayan Ordu
Erkek sivrisinekler kimseyi ısırmıyor. Bu işi tamamen dişiler yapıyor. Erkek sivrisinekler kanla değil, bitki özsuları ve nektarla besleniyor. Dolayısıyla, doğaya bırakılan erkek sivrisineklerin insanlara hastalık bulaştırma ya da ısırma gibi bir riski bulunmuyor.
Laboratuvarda üretilen erkek sivrisinekler ya steril hâle getiriliyor ya da Wolbachia adı verilen doğal bir bakteri taşıyor. Ardından doğaya bırakılıyor ve dişilerle çiftleşiyor. Ancak bu çiftleşmeden yeni bir nesil oluşmuyor, yumurtalar gelişemiyor ya da yavrular yaşamını sürdüremiyor. Salımlar düzenli olarak tekrarlandığında ise hastalık taşıyan sivrisinek popülasyonu zaman içinde azalmaya başlıyor.
Bu yöntemin amacı tüm sivrisinekleri ortadan kaldırmak değil, yalnızca hastalık taşıyan belirli türleri baskılamak. Böylece kimyasal ilaç kullanımının azaltılması ve çevresel etkinin azaltılması hedefleniyor. Yine de her bölgede aynı sonuç alınması beklenmiyor. İklim, ekosistem ve yerel türlerin özellikleri yöntemin başarısını doğrudan etkiliyor.
Sahadan Gelen Kanıtlar
ABD'deki uygulama henüz başlamadı. Ancak benzer yöntemler son yıllarda farklı ülkelerde denendi ve etkileri bilimsel çalışmalarla takip edildi. Bugüne kadar elde edilen sonuçlar, yöntemin hem sivrisinek popülasyonunu hem de bazı sivrisinek kaynaklı hastalıkların görülme sıklığını azaltabildiğini gösteriyor.
En güçlü kanıtlardan biri 2022-2024 yılları arasında Singapur'da yürütülen geniş ölçekli saha çalışmasından geldi. 700 binden fazla kişinin yaşadığı bölgelerde yürütülen ve The New England Journal of Medicine'de (NEJM) yayımlanan bir çalışmada, araştırmacılar 15 mahalleyi ikiye ayırdı: Sekiz bölgeye haftada iki kez steril, Wolbachia taşıyan erkek sivrisinek bırakıldı, yedi bölge ise kıyaslama için hiçbir müdahale görmedi. Üç ayın sonunda steril sivrisinek bırakılan bölgelerde yaşayanların semptomatik dang hummasına yakalanma riski, diğer bölgelere kıyasla yüzde 70 daha düşük çıktı. Araştırmada elde edilen fark, istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Bu tek seferlik bir başarı da değil. Singapur'da daha önce yapılan küçük ölçekli denemelerde sivrisinek popülasyonunun yüzde 98'e kadar, dang humması vakalarının ise yüzde 88'e kadar azaldığı görülmüştü. Yeni elde edilen büyük ölçekli sonuçlar, bu erken bulguları doğrular nitelikte.
Bu ilginin nedeni de hastalıkların giderek daha büyük bir halk sağlığı sorununa dönüşmesi. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre sivrisineklerin de içinde bulunduğu vektör kaynaklı hastalıklar, dünyadaki tüm bulaşıcı hastalıkların yüzde 17'sini oluşturuyor ve her yıl 700 binden fazla kişinin ölümüne neden oluyor. Dang humması, Zika, chikungunya ve Batı Nil virüsü bu tabloda en çok adı geçen hastalıklar. WHO'nun tahminlerine göre bugün 3,9 milyardan fazla insan 128 ülkede dang humması riski taşıyan bölgelerde yaşıyor. Sivrisinekler artık yalnızca tropikal bölgelerin sorunu değil. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), Batı Nil virüsü ve chikungunya gibi sivrisinek kaynaklı hastalıkların Avrupa'da "yeni normal" hâline gelmeye başladığı uyarısında bulunuyor.
Herkes Aynı Fikirde Değil
Olumlu sonuçlara rağmen bu yöntem bilim dünyasında tartışılmaya devam ediyor. En önemli soru, laboratuvarda yetiştirilen sivrisineklerin uzun vadede ekosistem üzerinde nasıl bir etki yaratacağı. Araştırmalar şimdiye kadar ciddi bir çevresel sorun ortaya koymasa da uzmanlar uygulamaların yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Tartışmalar yalnızca ekosistemle de sınırlı değil. ABD'nin Florida eyaletinde yürütülen genetiği değiştirilmiş sivrisinek denemeleri, bazı çevre örgütleri ve yerel halkın tepkisini çekti. Eleştiriler, yöntemin hastalıkları azaltmadaki etkinliğine ilişkin verilerin henüz yeterince güçlü olmadığı ve uzun vadeli sonuçların tam olarak bilinmediği görüşü etrafında yoğunlaşıyor.
Bu nedenle ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA), Google'ın iki yıl boyunca California ve Florida'da toplam 32 milyon erkek sivrisineğin doğaya bırakılmasına yönelik başvurusunu ayrıntılı bir değerlendirme sürecinden geçiriyor. İzin verilmesi hâlinde proje, çevresel etkilerin düzenli olarak izlenmesi ve belirlenen güvenlik koşullarına uyulması şartıyla uygulanabilecek.
Maliyet de işin bir başka boyutu. Steril erkekler kalıcı bir çözüm değil, geçici bir baskı uyguluyor. Salımlar durur durmaz etki de kayboluyor. Dolayısıyla üretim, izleme ve uygulama maliyeti bir kerelik değil, yıllarca sürecek bir gider kalemi.
Türkiye'de Tablo Farklı
Türkiye'de laboratuvarda üretilen steril ya da Wolbachia taşıyan sivrisineklerin doğaya bırakıldığı ulusal bir uygulama henüz bulunmuyor. Buna karşılık Sağlık Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülen mücadele, larva kontrolü, ilaçlama ve istilacı sivrisinek türlerinin izlenmesine dayanıyor. Son yıllarda özellikle Aedes albopictus (Asya kaplan sivrisineği) ve Aedes aegypti gibi türlerin Türkiye'de farklı bölgelerde görülmesi nedeniyle sürveyans çalışmaları artırılmış durumda. Uzmanlar, iklim değişikliği ve artan uluslararası hareketlilik nedeniyle bu türlerin yayılımının yakından takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Mücadele Değişiyor
ABD'deki başvurunun sonucu önümüzdeki aylarda netleşecek. İzin çıkarsa California ve Florida'da iki yıl boyunca toplam 32 milyon erkek sivrisinek doğaya bırakılacak. Proje başarılı olur mu, önümüzdeki aylarda göreceğiz. İlaçlama tek başına yetmiyor artık. Laboratuvarlar da bu mücadelenin bir parçası hâline geliyor. İklim değiştikçe hastalıklar değişiyor; onlarla mücadele yöntemleri de.
Selcen Aksu ve Begüm Güvenç tarafından edit edilmiştir.


