top of page

Yaz Başlarken İstanbul Barajlarında Son Durum

Barajlardaki Son Tablo

İstanbul'a su taşıyan barajlar, artan nüfus ve değişen iklimle birlikte her yıl daha fazla tartışılıyor. Yaz aylarına girilirken tablo yine yakından takip ediliyor. İSKİ'nin son verilerine göre İstanbul barajlarının doluluk oranı 26 Haziran itibarıyla yüzde 65'e geriledi. Geçen yılın aynı döneminde bu oran yüzde 68,2'ydi. Yaz aylarında tüketimin artmasıyla birlikte bu rakamın daha da gerilemesi bekleniyor.


İstanbul'un Su Kaynakları

İstanbul'un su ihtiyacı ağırlıklı olarak Avrupa ve Anadolu yakalarına yayılmış 10 barajdan karşılanıyor. En büyüğü, yaklaşık 235 milyon metreküplük kapasitesiyle Ömerli Barajı. Barajların yanında şehir dışı kaynaklar da kritik rol oynuyor. Bunların başında Melen Sistemi geliyor. Bu sistem, İstanbul'un yaklaşık 170 kilometre doğusunda, Düzce ve Sakarya sınırlarındaki Büyük Melen Çayı'nın sularını boru hatlarıyla taşıyan Türkiye'nin en büyük içme suyu projesidir. Tüm aşamaları devreye girdiğinde yılda yaklaşık 1 milyar metreküp su sağlama kapasitesine ulaşacak. Şile yakınlarındaki Yeşilçay Sistemi de arıtılarak şebekeye verilen bir diğer dış kaynak.


Mevcut Seviye Ne Anlama Geliyor

Rakam ilk bakışta endişe verici görünebilir. Ama İstanbul geçmiş yıllarda daha vahim seviyeler gördü. Barajlar 2021'in başında yüzde 19'a kadar geriledi, 2014 Ağustos’ta ise yüzde 17’yi gördü. Her iki dönemde de su kesintileri ve tasarruf çağrıları gündeme geldi. Yağışın bol geçtiği yıllarda ise barajlar yüzde 90'ın üzerine çıktı. Bugünkü yüzde 65 bu uçlar arasında orta bir yerde duruyor. İstanbul bu iniş çıkışları yıllardır yaşıyor, ancak bu dalgalanmaların hızı öngörülemiyor. Örneğin, 2025 Nisan'ında yüzde 82'de olan su seviyesi, Kasım itibarıyla yüzde 20'nin altına inmişti.


Barajlardaki Düşüşün Başlıca Nedenleri

Barajlardaki düşüşün tek bir nedeni yok. İlkbahar ve yaz aylarında beklenen yağışların gerçekleşmemesi, barajlara ulaşan su miktarını doğrudan düşürüyor. Artan sıcaklıklar ise yüzey sularındaki buharlaşmayı hızlandırıyor. Tüketim tarafında da baskı büyüyor. Yaz aylarında bahçe sulama ve turizm hareketliliğiyle birlikte su kullanımı yılın geri kalanına kıyasla belirgin şekilde artıyor. Üstüne bir de İstanbul'un sürekli büyüyen nüfusu ekleniyor.


Melen Barajı'nda Gecikme Sürüyor

İstanbul'un içme suyunun yaklaşık üçte biri bugün Melen'den geliyor. Ancak bu su, barajdan değil, doğrudan Melen Çayı'ndan boru hatlarıyla çekiliyor. Çünkü 2012'de yapımına başlanan ve 2016'da bitirilmesi planlanan Melen Barajı, gövdesinde su tutulmasını engelleyen çatlaklar oluşması nedeniyle defalarca revize edildi. Baraj olmadığı için su, devasa pompalarla 300 metrelik yüksekliğe çıkarılarak şehre ulaştırılıyor. Bu işlem, her gün 1 milyon metreküp su için yapılıyor. Uzmanların hesaplarına göre barajın bitirilemediği sürede harcanan fazladan enerji maliyeti, yeni bir baraj yapımının inşaat maliyetine yaklaştı. Haziran 2023'te DSİ, inşaatı tamamlamak için Limak İnşaat ile yeni bir sözleşme imzaladı. Baraj tamamlandığında İstanbul'a yılda 1 milyar 77 milyon metreküp su temin edilmesi ve şehrin depolama kapasitesinin yüzde 70 artması öngörülüyor. Projenin geçmişi göz önünde bulundurulduğunda, tamamlanma tarihi henüz netlik kazanmış değil.


Uzmanlar Nasıl Değerlendiriyor?

Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ömür Yaşayan'a göre tablo şimdilik kritik değil. Ancak sorun bitmedi. Yaşayan'a göre asıl problem Melen Sistemi'ne artan bağımlılık çünkü tek havzaya bağlı olmak risk teşkil ediyor. Yağışların miktarı kadar dağılımı da önemli. İlkbahar yağışları barajları 2026'nın başındaki düşük seviyelerden kurtardı. Yaz aylarında tablo yeniden baskı altına girebilir. Yaşayan, su yönetimi konusunun yalnızca baraj seviyeleriyle açıklanamayacağını; iklim değişikliği, plansız kentleşme, nüfus artışı ve şebeke kayıplarının birbirini besleyen sorunlar olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.


İstanbul'u Gelecekte Neler Bekliyor?

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın projeksiyonları da uzun vadede rahat bir tablo çizmiyor. Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2030'a kadar kullanılabilir su kaynaklarında azalma beklenirken aynı dönemde İstanbul'un nüfusunun büyümeyi sürdürmesi öngörülüyor. Daha fazla insanın daha sınırlı kaynakları paylaşacağı bir denklem, su yönetimini önümüzdeki yılların önemli başlıklarından biri haline getiriyor.

Şebeke kayıpları ayrı bir başlık. Türkiye'de şebekeye verilen suyun önemli bir kısmı vatandaşa ulaşmadan kayboluyor. Bakanlığın hedefi bu oranı 2033'e kadar yüzde 25'e, 2050'ye kadar yüzde 10'a indirmek. Melen Sistemi gibi projeler arz tarafını desteklese de uzmanlar yalnızca yeni kaynak arayışının yeterli olmadığını söylüyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle suyun her damlasının korunmasını hedeflediklerini ifade etti. Uzmanlar yakın vadede bir su kıtlığı beklemiyor. Bununla birlikte, yeni kaynakların yanı sıra mevcut kaynakların da verimli kullanılmasının önemine dikkat çekiyorlar.


Önümüzdeki Aylar Belirleyici Olacak

İstanbul geçmişte bugünkünden çok daha düşük baraj seviyeleri de gördü, çok daha yüksek doluluk oranları da. Ancak son yıllarda değişen yine barajlardaki rakamlar değil. Şehrin nüfusu artıyor ve su talebi büyüyor. Yağış düzenleri eskisi kadar öngörülebilir değil. Bugün için ortada acil bir su krizi olmasa da önümüzdeki aylarda barajlardaki seyir yakından izlenecek. Uzmanlar panik için erken, rehavet için ise geç olduğu konusunda ortak görüşteler.


Selcen Aksu ve Begüm Güvenç tarafından editlendi.

bottom of page