top of page

Merkez Bankasında Başkan Değişikliği: Nasıl Gelişmeler Yaşanabilir?

Şubat ayında Türkiye Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan, kendi isteğiyle istifa etti ve yerine Fatih Karahanlı getirildi. Ülke ekonomisinin bu görev değişikliğinden nasıl etkileneceği akıllarda soru işaretleri yaratıyor. Bu yazımızda bu soru işaretlerini elimizden geldiğince cevaplandırmaya çalışacağız.


2 Şubat’ta Twitter’da görevini bırakmasına dair yaptığı açıklamada “Tüm bu olumlu gelişmelere karşın kamuoyunun malumu olduğu üzere son dönemde şahsıma yönelik büyük bir itibar suikastı kampanyası düzenlenmiştir.” şeklinde bir ifade kullanarak ayrılma sebebini açıklayan ve Türkiye’nin ilk kadın Merkez Bankası Başkanı olan Hafize Gaye Erkan, özgeçmişine bakılırsa finans alanında oldukça başarılı bir kariyere sahip. Burslu olarak doktora yaptığı Princeton Üniversitesinde normalde iki yıl süren doktora programını bir yılda bitiren ilk öğrenci olma başarısını gösteren Gaye Erkan, kariyerinin ileri dönemlerinde Amerika’daki önemli şirketlerde yüksek seviyelerde rol üstlenmişti. Amerika’da devam ettiği kariyerine 8 Haziran’da Türkiye Merkez Bankası Başkanlığı görevine gelerek son vermiş, Türkiye’de kendine yeni bir sayfa açmıştı. Fakat yaklaşık 8 aylık bir süreç sonunda daha bir yılını bile dolduramadan görevinden istifa etmesi Merkez Bankasının geleceği hakkında soru işaretleri oluşturdu.


Göreve yeni gelen Dr. Fatih Karahan ise Pennsylvania Üniversitesinde doktora yapmış olan ve New York Merkez Bankası, Amazon gibi önemli kurumlarda ekonomist olarak önemli rollerde yer almış birisi. Kariyerine bakıldığında ekonomi alanında donanımlı olduğu söylenebilecek olan Dr. Fatih Karahan’ın nasıl bir değişim yaratabileceğine dair görüşler mevcut.


Öncelikle bilmekte fayda var ki bu başkan değişikliği siyasi otoritenin politika tercihlerindeki bir değişiklikten kaynaklanan bir durum değildi, Gaye Erkan’ın kendi isteği doğrultusunda almış olduğu bir karardı. Bu nedenle Merkez Bankasının uygulayacağı ekonomik politakalarda pek bir değişiklik görülmeyecktir. Mesela Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, “Son üç Merkez Bankası başkanının değişimi para politikasında U-dönüşlerinden kaynaklandığı için finansal sonuçları ağır olmuştu. Bu seferki başkan değişimi ise kişisel sebeplerden kaynaklanıyor olup, para politikasında yeni bir dönüşe işaret etmediği için finansal piyasalarda kalıcı bir etkisi olmayacaktır.” şeklinde durumu değerlendirdi.


Buna benzer bir görüş de Merkez Bankası gibi önceden belirlenmiş uzun vadeli politikalara dayanan bir kurumda başkan değişikliğinin olumlu ya da olumsuz yönde büyük bir değişikliğe yol açmayacağıdır.


Diğer bir fikir ise başkan değişikliğinin Merkez Bankasınının güvenirliğini artıracağı yönünde. Yani Merkez Bankasının yeni bir yüze sahip olması geçici de olsa olumlu yönde gelişmelere neden olabilir.


Kritik yorumlardan birisi ekonomist Arda Tunca’dan: “Para politikası tehlikeli sulardaydı. İstifa, olumlu. Ama kurumsal vasfını yitirmiş bir Merkez Bankası için bu koşullarda kimin yeni başkan olacağının da bir önemi yok. Bu, yönetilememe sorunu.” Bu demeçten anlaşılacağı üzere, Merkez Bankası için düzeltilmesi gereken öncelikle içinde çalışan mekanizmadır ve bu mekanizmanın değişmesi için bir başkan değişikliğinden çok daha fazlası gerekmektedir.


Kaynakça:

Demiralp D. S., BBC News Türkçe, (2024, Şubat, 03), Fatih Karahan, Hafize Gaye Erkan’ın yerine Merkez Bankası Başkanlığına atandı: Piyasalar ve para politikası nasıl etkilenebilir? https://www.bbc.com/turkce/articles/cy6edj4p93xo


NTV, (2023, Aralık, 17), Merkez Bankası başkanı Hafize Gaye Erkan kimdir? (Dr. Hafize Gaye Erkan biyografisi), https://www.ntv.com.tr/ekonomi/merkez-bankasi-baskani-hafize-gaye-erkan-kimdir-dr-hafize-gaye-erkan-biyografisi,sBaYHOPxgUORCcGaazdNag


Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page