Afganistan’da Kadınlara Eğitim Yasağı Resmileşti: Taliban’ın Yeni Kararları
- The Istanbul Chronicle Team
- 9 Şub
- 2 dakikada okunur
Taliban’ın 2001’de güçten düşürülmesi ve birçok uluslararası kuruluşun desteğiyle kız çocukları için eğitimin yolu açılmıştı. Afgan kadınlar için daha önce hiç olmadığı kadar yükseköğrenime erişim sağlanmıştı. Ancak Taliban’ın iktidara yeniden gelmesiyle Afganistan’da kadınlara sağlanan imkânlar son yıllarda adeta tam tersine çevrildi. Kadınlar önce medreselere yönlendirilmeye başlandı, sonrasında ise okuldan tamamen alıkonuldu. 15 Ağustos 2021’deki rejim değişiminin öncesine kadar okula gidebilen kız çocukları ortaöğretimden uzaklaştırıldı, kadınlara 2022’de üniversite yasağı getirildi, karma eğitim durduruldu.
Kadınlar ve toplumdaki her bireyin en temel haklarından biri olması gereken, paha biçilemez eğitim bir günde toplumdan tamamen alındı. Geriye ise cinsiyet eşitliğinden uzak bir halk ve evde oturmaya zorlanan kız çocuklarından oluşan bir nesil kaldı. Bunun sonucunda yıldan yıla okula gönderilmeyen kız sayısı katlanmaya devam etti. 15 Ağustos 2024’te UNESCO, Taliban’ın önceki yıla nazaran 300 bin kişi daha fazla olarak, 1,4 milyon kız çocuğunu sistematik olarak eğitim hakkından alıkoyduğunu açıkladı. Bu süreçte aynı zamanda kadınlar için geriye kalmış kısıtlı eğitim hakkı da tıp gibi çeşitli alanlara yasaklamalar getirilerek Taliban tarafından daha da sınırlandırıldı.

2026’da ise 28 Ocak’ta Taliban, kadınlara yönelik eğitim yasağını resmi bir devlet politikası haline getirdi. Bu durum, Taliban’ın gücünü koruduğu sürece kadınların ilköğretim sonrası eğitime hiçbir şekilde ulaşamayacağını duyurmuş oldu. Artık bu karar ani alınmış olmaktan çok uzaktı, yasağın sürekli olacağına dair bir duyuruydu. Taliban bu hamlesiyle Afganistan’ı, kadınların eğitim hakkının sistematik biçimdi engellendiği tek ülke haline getirdi. Uluslararası sahada ise UNESCO gibi birçok insan hakları kuruluşu ve örgütü, Afgan kadınlarının ve verdikleri eğitim savaşının arkasında durdu. Ancak görünürde topluma cinsiyet eşitliğini geri kazandırabilecek türde bir söylemde veya eylemde bulunmadılar.
Kadınlar; Taliban tarafından eğitimin haricinde kamudan, sosyal paylaşımlardan, siyasi işleyişten ve akademik ilişkilerden de uzak tutulmaya devam edildi. Kadın haklarıyla bağlantılı olarak Afganistan, Taliban yönetiminde yepyeni bir siyasi düzene girdi: Sınırları keskin bir şekilde belirlenmiş olan sınıflara ayrılmış, adaletten ve insani değerlerden uzak bir toplum düzeni kuruldu. Kölelik yasallaştırıldı. İnanç ve mezhep özgürlüğü tamamen kaldırıldı ve din değiştirmek ağır cezası olan bir suç haline geldi. Üst sınıf ve din alemi, suçlarının yaptırımlarından hiçbir şekilde etkilenmezken orta sınıf, alt sınıf ve köleler sınıflarındaki siviller üst sınıfların öznel yargıları sebebiyle bile cezalandırılabilir oldu.
Her türlü seçim özgürlüğünden mahrum bırakılmış halkı etkisi altına alan bu eşitsiz düzen, sistem değişmediği ve dışarıdan kapsamlı bir yardım gelmediği sürece değişmeyecek. Bu durumun işleyişi halkın tepkisine ve olası direnişine veya göçe, diğer İslam ülkelerinin yargılarına göre belirlenecek. UNICEF ve UNESCO gibi kuruluşların verileri takip etmesinin ve çocukların hayatını olabildiğince güvence altına almasının bu süreçte oldukça önemli olacağı öngörülüyor. Kurulan sınıf düzeninin aynı zamanda derin bir sosyal ve inançsal parçalanmaya yol açabileceği ve eğitim eksikliğinin halkı kültürel yozlaşmaya itebileceği de söylenebilir.
Afganistan’ın içinde bulunduğu eğitim hakkının kadınlardan koparıldığı ve bu durumdan yüzyıllar öncesine dayanan bu kararlar dizisinin, halk üzerindeki etkisinin uzun sürmeyeceğini ve yaşamları zarar gören insanların ,özellikle kız çocuklarının, hak ettikleri geleceğe ulaşacağı umuluyor. Birleşmiş Milletler’in Afganistan’a önceden gösterdiği maddi ve kaynak desteklerini devam ettirmenin yanında hakları Taliban tarafından korunmayan bireylerle ilgili de aksiyona geçmeleri ümit ediliyor.
Elis Zayim ve Şahika Derin Türüt tarafından editlendi.


